Zümer Suresi Oku Okunuşu ve Anlamı
15 Mayıs 2024 Çarşamba

Zümer Suresi Oku Okunuşu ve Anlamı


Zümer Süresi Oku



Bismillahirrahmanirrahim


39/1; Tenzilul kitabi minallahil azizil hakim.

Meali; bu Kitap'ın indirilişi, Aziz (Üstün ve yüce) ve Hakim (Hikmet ve hüküm sahibi) olan Allah tarafındandır.

39/2; İnna enzelna ileykel kitabe bil hakkı fa'budillahe muhlisan lehud din.

Meali; Muhakkak ki Biz, bu Kitap'ı sana hak ile indirdik. Öyleyse dini O'na muhlis olarak, Allah'a kul ol!

39/3; E la lillahid dinul halis, vellezinettehazü min dünihi evliya, ma na'buduhum illa li yukarribüna ilallahi zulfa, innallahe yahkumu beynehum fi ma hum fihi yahtelifün, innallahe la yehdi men huve kazibun keffarun.

Meali; Halis din, Allah içindir, öyle değil mi? Ve Ondan (Allah'tan) başka dostlar edinenler. Biz, putlara sadece bizi Allah'a yaklaştırmaları için tapıyoruz. (Dediler). Muhakkak ki Allah, hakkında ihtilaf ettikleri şey için onların aralarında hükmü verir. Muhakkak ki Allah, yalanlayan ve inkâr ederleri hidayete erdirmez.

39/4; Lev eradallahu en yettehıze veleden lastafa mimma yahluku ma yeşau subhaneh, huvallahul vahıdul kahhar.

Meali; eğer Allah bir çocuk kendine sağlamak isteseydi, mutlaka yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, Sübhan'dır (Her şeyden münezzeh). O, Allah; Vahid'dir (Tektir), Kahhardır (Kahredicidir).

39/5; Halakas semavati vel arda bil hakkı, yukevvirul leyle alen nehari ve yukevvirun nehare alel leyli ve sehhareş şemse vel kamere, kullun yecri li ecelin musemmen, e la huvel azizul gaffaru.

Meali; (Allah), gökleri ve yeri hakkı ile yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Güneş'i ve Ay'ı emre hazır kıldı. Hepsi belirlenmiş bir zamana kadar akar gider. O; yüce ve üstün (Aziz), çok mağfiret eden (Gaffar) değil midir?

39/6; Halakakum min nefsin vahıdetin summe ceale minha zevceha ve enzele lekum minel en'ami semaniyete ezvacin, yahlukukum fi butüni ummehatikum halkan min ba'di halkın fi zulumatin selasin, zalikumullahu rabbukum lehul mulk, la ilahe illa huve, fe enna tusrafün.

Meali; Sizi tek bir nefisten halk etti. Sonra ondan, onun eşini (Zevcesini) ve sizin için dört ayaklı hayvanlardan sekiz çift yarattı, indirdi. Sizi annelerinizin karnında, bir yaratılıştan sonra başka bir yaratılışla, üç karanlık içinde yaratır. İşte bu sizin Rabbiniz Allah'dır. Mülk, O'nundur. O'ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl döndürülüyorsunuz.

39/7; İn tekfurü fe innallahe ganiyyun ankum ve la yerda li ıbadihil kufr ve in teşkurü yerdahu lekum ve la teziru vaziretun vizra uhra, summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum ta'melün, innehü alimun bi zatis sudür.

Meali; eğer inkâr ederseniz, muhakkak ki Allah, sizden size ihtiyacı yoktur (Gani'dir). O, kulları konusunda küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizden razı olur. Hiçbir günahkar, diğerinin günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz rabbinizedir. O da size yapmış olduklarınızı haber verir. Muhakkak ki O, kalplerde olanı bilendir.

39/8 ve iza messel insane durrun dea rabbehu muniben ileyhi summe iza havvelehu ni'meten minhu nesiye ma kane yed'ü ileyhi min kablu ve ceale lillahi endaden li yudılle an sebilih, kul temetta' bi kufrike kalilen inneke min ashabin nar.

Meali; İnsana bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek ona dua eder. Sonra (Allah) kendi tarafından bir nimet verdiği zaman daha önce ona yalvardığını unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşar. De ki; Küfrün ile biraz daha faydalan. Muhakkak ki sen, cehennem ehlinden sin.

39/9; Em men huve kanitun anael leyli saciden ve kaimen yahzerul ahırete ve yercü rahmete rabbihi, kul hel yestevillezine ya'lemüne vellezine la ya'lemün, innema yetezekkeru ulül elbab.

Meali; Gece boyunca secde ederek ve kıyamda durarak Allaha itaat ve ibadet edenler mi, ahiretten korkan ve rabbinin rahmetini dileyen mi? De ki, Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak temiz akıl sahipleri öğüt alıp, düşünürler.

39/10; Kul ya ıbadıllezine amenüttekü rabbekum, lillezine ahsenü fi hazihid dunya haseneh (Hasenetun) ve ardullahi vasiatun innema yuveffas sabirüne ecrehum bi gayri hisab.

Meali; de ki; Ey iman eden kullar, Rabbinize karşı gelmekten sakının! bu dünyada iyilik edenler için bir güzellik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Ama sabredenlere mükafatları hesapsız olarak verilir.

39/11; Kul inni umirtu en a'budallahe muhlisan lehud din.

Meali; de ki; Muhakkak ki ben, Allah'a, dini O'na halis kılarak kul olmakla emr olundum.

39/12 ve umirtu li en eküne evvelel muslimin.

Meali; ve teslim olanların ilki olmakla emr olundum.

39/13; Kul inni ehafu in asaytu rabbi azabe yevmin azim.

Meali; de ki, ben, Rabbime isyan ettiğim takdirde, gelecek o büyük bir günün azabından korkarım.

39/14; Kulillahe a'budu muhlisan lehu dini.

Meali; de ki; Ben dinimi yalnızca O'na halis kılarak kul olurum.

39/15; Fa'budü ma şi'tum min dünih, kul innel hasirine ellezine hasirü enfusehum ve ehlihim yevmel kıyameh e la zalike huvel husranul mubin.

Meali; Artık O'ndan başka dilediğiniz şeye tapın. De ki, şüphesiz hüsrana uğrayanlar kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilinki bu apaçık hüsranın ta kendisidir.

39/16; Lehum min fevkıhim zulelun minen nari ve min tahtihim zulel, zalike yuhavvifullahu bihi ıbadeh ya ıbadi fettekün.

Meali; Onların üstlerinde ateşten tabakalar ve altında da ateşten tabakalar vardır. İşte Allah, kendi kullarını bununla tehdit edip korkutuyor. Ey kullarım! Öyleyse benden sakının.

39/17; Vellezinectenebüt tagüte en ya'budüha ve enabü ilallahi lehumul buşra, fe beşşir ıbad.

Meali; Tağuta kulluk etmekten kaçının ve Allah'a içten yönelenler ise onlar için müjdeler vardır, öyleyse kullarımı müjdele.

39/18; Ellezine yestemiünel kavle fe yettebiüne ahseneh, ulaikellezine hedahumullahu ve ulaike hum ulül elbab.

Meali; Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tabi olurlar. İşte onlar, Allah'ın hidayete erdirdikleridir ve işte onlar; onlar daimî zikrin sahipleri.

39/19; E fe men hakka aleyhi kelimetul azab, e fe ente tunkızu men fin nar.

Meali; Öyleyse bir kimse, üzerine azap sözünü hakkettiği takdirde sen, ateşte olanı kurtarabilir misin?

39/20; Lakinillezinettekav rabbehum lehum gurefun min fevkıha gurefun mebniyyetun tecri min tahtihel enhar, va'dallah, la yuhlifullahul miad.

Meali; Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için cennette üst üstte yapılmış ve onların altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah gerçek bir vaatte bulunmuştur. Allah şüphesiz vaadinden dönmez.

39/21; E lem tere ennallahe enzele mines semai maen fe selekehu yenabia fil ardı summe yuhricu bihi zer'an muhtelifen elvanuhu summe yehicu fe terahu musferran summe yec'aluhu hutama, inne fi zalike le zikra li ulil elbab.

Meali; Allah'ın gökten su indirdiğini böylece suyu, yerin pınarlarına akıttığını görmedin mi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekin çıkarırdı. Daha sonra ekinler kurur. Artık onları sapsarı kesilmiş görürsün. Sonra onu kuru bir çöp kılar. Muhakkak ki bunda ulül'elbab için mutlaka zikir (İbret) vardır.

39/22; E fe men şerehallahu sadrehu lil islami fe huve ala nürin min rabbihi, fe veylun lil kasiyeti kulübuhum min zikrillah, ulaike fi dalalin mubin.

Meali; Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı, böylece Rab binden bir nur üzere olur, değil mi? Kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar, apaçık dalalet içindedirler.

39/23; Allahu nezzele ahsenel hadisi kitaben muteşabihen mesaniye takşaırru minhu culüdullezine yahşevne rabbehum, summe telinu culüduhum ve kulübuhum ila zikrillah, zalike hudallahi yehdi bihi men yeşau ve men yudlilillahu fe ma lehu min had.

Meali; Allah, ihdas ettiği nurların çok güzel olanlarını (Fazl, rahmet ve salavatı), ikişer ikişer (Salavat-fazl ve salavat-rahmet), Kitab'a benzer olarak indirdi. Rablerinden huşu duyanların ciltleri ondan ürperir. Sonra onların ciltleri ve kalpleri Allah'ın zikriyle yumuşar, sükünet bulur (Yatışır). İşte bu, Allah'ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir ve Allah, kimi dalalette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.

39/24; E fe men yetteki bi vechihi süel azabi yevmel kıyameti ve kıyle liz zalimine zükü ma kuntum teksibün.

Meali; O halde kıyamet günü, onun fiziki vücudunu kötü azaptan kim koruyabilir? Ve zalimlere; Kazanmış olduğunuz günahlarınızın cezasını tadın! denir.

39/25; Kezzebellezine min kablihim fe etahumul azabu min haysu la yeş'urün.

Meali; Onlardan öncekiler de yalanladı da böylece azap onlara farkında olmadıkları bir yerden geldi.

39/26; Fe ezakahumullahul hızye fil hayatid dunya ve le azabul ahıreti ekber, lev kanü ya'lemün.

Meali; Böylece Allah, onlara dünya hayatında horlanma ve aşağılanmayı tattırdı ve ahiret azabı elbette daha büyüktür. Keşke bilmiş olsaydılar.

39/27; ve lekad darebna lin nasi fi hazel kur'ani min kulli meselin leallehum yetezekkerün.

Meali; Andolsun ki, bu Kur'an'da insanlar için bütün meselelerden misaller verdik. Umulur ki, böylece onlar tezekkür ederler.

39/28; Kur'anen arabiyyen gayre zi ivecin leallehum yettekün.

Meali; Bu, eğriliği, kusuru olmayan Arapça Kur'an'dır. Umulur ki onlar, böylece takva sahibi olurlar.

39/29; Daraballahu meselen raculen fihi şurekau muteşakisüne ve raculen selemen li racul, hel yesteviyani mesel, el hamdulillah, bel ekseruhum la ya'lemün.

Meali; Allah, birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan adam ile, yalnızca bir kişiye ait olan bir adamı örnek verdi. Bu iki adamın durumu hiçbir olurmu. Hamd, Allah'a mahsustur. Ama onların çoğu bilmezler.

39/30; İnneke meyyitun ve innehum meyyitün.

Meali; Muhakkak ki sen de ölümlüsün ve muhakkak ki onlar da ölümlüler.

39/31; Summe innekum yevmel kıyameti ınde rabbikum tahtasımün.

Meali; Sonra muhakkak siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.

39/32; Fe men azlemu mimmen kezzebe alallahi ve kezzebe bis sıdkı iz caeh, e leyse fi cehenneme mesven lil kafirin.

Meali; Öyleyse Allah üzerine yalan söyleyenden ve hakikat ona geldiği zaman doğruyu (Kur'an) yalanlayandan daha zalim kim vardır? Cehennemde kafirler için kalacak yer mi yok!

39/33; Vellezi cae bis sıdkı ve saddeka bihi ulaike humul muttekün.

Meali ve hakikat ile Allah'a ulaşmayı dilemeye davet eden ve onu tasdik Allah'a ulaşmayı dileyenler, işte onlar takva sahibidirler.

39/34; Lehum ma yeşaüne inde rabbihim, zalike cezaul muhsinin.

Meali; Onlar için Rableri katında diledikleri şeyler her şey vardır, Rab'lerinin katında onlar içindir. İşte bu, iyilik yapanların mükafatı dır.

39/35; Li yukeffirallahu anhum esveellezi amilü ve yecziyehum ecrehum bi ahsenillezi kanü ya'melün.

Meali; Allah, onların yaptıkları en kötü şeyleri dahi örter ve yapmış olduklarının en güzeliyle günahlarını sevaba çevirir, onları mükafatlandırır.

39/36; E leysallahu bi kafin abdeh ve yuhavvifüneke billezine min dünih ve men yudlilillahu fe ma lehu min had.

Meali; Allah kuluna kâfi değil mi? Ve seni, Allah'tan başka başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa, onun için bir hidayetçi yoktur.

39/37; ve men yehdillahu fe ma lehu min mudıll, e leysallahu bi azizin zintikam.

Meali ve Allah, kimi doğru yola erdirirse, o zaman onu saptıracak yoktur. O, Aziz (Üstün ve yüce), intikam sahibi değil mi?

39/38; ve le in seeltehum men halakas semavati vel arda le yekülunnallah, kul e fe raeytum ma ted'üne min dünillahi in eradeniyallahu bi durrin hel hunne kaşifatu durrihi ev eradeni bi rahmetin hel hunne mumsikatu rahmetih, kul hasbiyallah, aleyhi yetevekkelul mutevekkılün.

Meali ve eğer gerçekten onlara, yeri ve gökleri kim yarattı? Diye sorarsan, Allah derler. De ki, Allah'tan başka taptıklarınızı gördünüz mü? Eğer Allah bana herhangi bir zarar dileseydi, O'nun dokundurduğu zararını onlar giderebilir mi? Veya bana bir rahmet dileseydi, onun rahmetini engelleyebilirler mi? De ki; Allah bana yeter! Tevekkül edenler yalnız onu vekil ederler.

39/39; Kul ya kavmi'melü ala mekanetikum inni amil, fe sevfe ta'lemüne.

Meali; de ki; Ey kavmim! Bulunduğunuz mekân da elinizden geleni yapın! Muhakkak ki ben de yapacağım. Öyleyse yakında bileceksiniz.

39/40; Men ye'tihi azabun yuhzihi ve yahıllu aleyhi azabun mukim.

Meali; Kişiyi rezil edecek azap, kime gelecekse (Ona ulaşır) ve sürekli azap onun üstüne iner.

39/41; İnna enzelna aleykel kitabe lin nasi bil hakkı, fe men ihteda fe li nefsih ve men dalle fe innema yadıllu aleyha ve ma ente aleyhim bi vekil.

Meali; Muhakkak ki Biz, sana Kur'anı, insanlar için hak olarak indirdik. Artık kim hidayete ererse, kendi nefsi içindir ve kim saparsa, o takdirde kendi aleyhine sapmıştır. Sen, onların üzerine vekil değilsin.

39/42; Allahu yeteveffel enfuse hine mevtiha velleti lem temut fi menamiha, fe yumsikulleti kada aleyhel mevte ve yursilul uhra ila ecelin musemma inne fi zalike le ayatin li kavmin yetefekkerün.

Meali; Allah insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne karar verdiği ruhları tutar, diğerlerini ömürlerinin sonuna kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibret vardır.

39/43; Emittehazü min dünillahi şufeae, kul e ve lev kanü la yemliküne şey'en ve la ya'kılün.

Meali; Yoksa Allah'tan başka, kendilerine şefaatçiler mi sağladılar? De ki; Onlar bir güce malik olmasalar ve akıl etmeseler de mi?

39/44; Kul lillahiş şefaatu cemia (Cemian), lehu mulkus semavati vel ard, summe ileyhi turceün.

Meali; de ki; Şefaatin hepsi Allah'a özgüdür. Göklerin ve yerin mülkü o'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.

39/45; ve iza zukirallahu vahdehuşmeezzet kulübullezine la yu'minüne bil ahıreti ve iza zukirellezine min dünihi iza hum yestebşirün.

Meali ve Allah'ın Tekliği zikredildiği zaman, Allah'a ulaşmaya (Ahiret) iman etmeyenlerin kalpleri nefretle ürperir. Allah'tan başkası zikredildiği zaman onlar sevinirler.

39/46; Kulillahumme fatıras semavati vel ardı alimel gaybi veş şehadeti ente tahkumu beyne ıbadike fi ma kanü fihi yahtelifün.

Meali; de ki; Allah'ım! Yeri ve gökleri yaratan, görünmeyeni ve görüneni bilen sensin. Kullarının arasında, anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında hüküm verecek olan sensin.

39/47 ve lev enne lillezine zalemü ma fil ardı cemian ve mislehu meahu leftedev bihi min süil azabi yevmel kıyameh ve beda lehum minallahi malem yekünü yahtesibün.

Meali ve eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onlar kadarı daha birlikte zalimlerin olsaydı, kıyamet günü kötü azabtan kurtulmak için onları mutlaka fidye olarak verirlerdi ve hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.

39/48; ve beda lehum seyyiatu makesebü ve haka bihim ma kanü bihi yestehziün.

Meali ve kazandıkları günahlar ve kötülükler onlara aşikâr oldu ve alay etmiş oldukları azap onları kuşattı.

39/49; Fe iza messel insane durrun deana, summe iza havvelnahu ni'meten minna kale innema ütituhu ala ilm, bel hiye fitnetun ve lakinne ekserehum laya'lemün.

Meali; İnsana bir zarar dokunduğu zaman Bize dua eder. Sonra ona tarafımızdan bir iyilik gönderdiğimizde, bu ancak bana bir ilim üzerine verildi, der. Hayır, o bir imtihandır ve onların çoğu bunu bilmezler.

39/50; Kad kalehellezine min kablihim fema agna anhum ma kanü yeksibün.

Meali; Onlardan öncekiler de böyle söylemişti. Fakat elde ettikleri şeyler onlara bir fayda vermedi.

39/51; Fe esabehum seyyiatu makesebü, vellezine zalemü min haulai se yusibuhum seyyiatu ma kesebü ve ma hum bi mu'cizin.

Meali; Böylece kazandıkları şey, günahlar ve kötülükler olarak onlara isabet etti ve bunlardan zulmetmiş olanlara, kazandıkları olan seyyiat, yakında isabet edecek ve onlar, ahirette verilecek cezayı önleyebilecek güce sahip değiller.

39/52; E ve lem ya'lemü ennallahe yebsutur rızka li men yeşau ve yakdir, inne fi zalike le ayatin likavmin yu'minün.

Meali; ve onlar, Allah'ın dilediğinin rızkını genişlettiğini ve dilediğinin de rızkını daralttığını bilmiyorlar mı? Muhakkak ki bunda, mümin olan kavim için elbette ibretler ve deliller vardır.

39/53; Kul ya ıbadiyellezine esrefü ala enfusihim lataknetü min rahmetillah, innallahe yagfiruz zunübe cemia, innehu huvel gafürur rahim.

Meali; de ki; Ey nefisleri üzerine haddi aşmış kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini sevaba çevirir. O, muhakkak ki O, mağfiret eden (Gaffur'dur), Rahim'dir.

39/54 ve enibü ila rabbikum ve eslimü lehu min kabli en ye'tiyekumul azabu summe latunsarün.

Meali ve Allah'a yönelin! ve size azap gelmeden önce O'na teslim olun. Yoksa yardım olunmazsınız.

39/55; Vettebiü ahsene ma unzile ileykum min rabbikum min kabli enye'tiyekumul azabu bagteten ve entum la teş'urün.

Meali; ve size Rabbinizden indirilmiş olan Kur'an'a tabi olun. Size, farkında olmadan ve ansızın korkunç azap gelmesinden önce!

39/56; En teküle nefsun ya hasreta ala ma ferrattu fi cenbillahi ve in kuntu le mines sahirin.

Meali; Kişinin, Allah'tan uzaklaşma konusunda, haddi aştığım her şeye yazıklar olsun ve ben mutlaka alay edenlerden olmuştum. Diyenlerden olmayın.

39/57; Ev teküle lev ennallahe hedani le kuntu minel muttekin.

Meali; Veya, Muhakkak ki eğer Allah beni hidayete erdirseydi, ben mutlaka takva sahiplerinden olurdum. Diyenlerden olmayın.

39/58; Ev teküle hine terel azabe lev enne li kerreten fe eküne minel muhsinin.

Meali veya azabı gördüğünüz an, keşke bir kere daha fırsatım olsaydı, o zaman muhsinlerden olurdum. Diyenlerden olmayın.

39/59; Bela kad caetke ayati fe kezzebte biha vestekberte ve kunte minel kafirin.

Meali; Fakat sana ayetlerim gelmişti, o vakit onları yalanlamıştın. Kibirlenmiş ve kafirlerden olmuştun.

39/60; ve yevmel kıyameti terellezine kezebü alallahi vucühuhum musveddetun, e leysefi cehenneme mesven lil mutekebbirin.

Meali ve kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerini kararmış görürsün. Kibirlenenlerin yeri cehennemdir?

39/61 ve yuneccillahullezinettekav bi mefazetihim la yemessuhumus süu ve la hum yahzenün.

Meali; ve Allah, takva sahiplerini, feyz sahibi olmaları sebebiyle kurtarır. Onlara azap dokunmaz ve onlar mahzun da olmazlar.

39/62; Allahu haliku kulli şey'in ve huve ala kulli şey'in vekilun.

Meali; Allah, her şeyin Yaratıcısıdır ve O, her şeye vekildir.

39/63; Lehu makalidus semavati vel ardı, vellezine keferü bi ayatillahi ulaike humul hasirün.

Meali; Göklerin ve yerin hazineleri O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkâr edenler, işte onlar; onlar hüsranda olanlardır.

39/64; Kul e fe gayrallahi te'murünni a'budu eyyuhel cahilün.

Meali; de ki; Ey cahiller! Bana Allah'tan başkasına kul olmamı mı emrediyorsunuz?

39/65 ve lekad ühıye ileyke ve ilellezine min kablik, le in eşrekte le yahbetanne ameluke ve le tekünenne minel hasirin.

Meali ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere; Gerçekten eğer sen şirk koşarsan, amellerin mutlaka heba olur ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun. Diye vahiy olundu.

39/66; Belillahe fabud ve kun mineş şakirin.

Meali; Öyleyse artık Allah'a kul ol! ve şükredenlerden ol!

39/67; ve ma kaderüllahe hakka kadrihi velardu cemian kabdatuhu yevmel kıyameti vessemavatu matviyyatun bi yeminih, subhanehu ve te'ala amma yuşrikün.

Meali; Onlar Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Kıyamet günü yeryüzünün tamamı O'nun tasarrufundadır ve semalar, O'nun eliyle dürülmüş olacaktır. O, her şeyden münezzeh (Sübhan'dır) ve onların şirk koştukları şeylerden yücedir.

39/68 ve nufiha fis süri fe saıka men fissemavati ve men fil ardı illa men şaallah, summe nufiha fihi uhra fe izahum kıyamun yanzurün.

Meali ve sur'a üfürülmüş, Allah'ın diledikleri hariç, göklerde ve yerde olanlar ölmüşlerdir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar ayağa kalkarak bakınırlar.

39/69 ve eşrekatil ardu bi nüri rabbiha ve vudıal kitabu ve cie bin nebiyyine veş şuhedai ve kudıye beynehum bilhakkı ve hum la yuzlemün.

Meali ve Rabbinin nuru ile yeryüzü aydınlanır ve kitap ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve onların aralarında onlara haksızlık edilmeksizin hak ile hüküm verilir.

39/70; ve vuffiyet kullu nefsin ma amilet ve huve alemu bima yef'alün.

Meali ve herkese yaptığının karşılığı ödendi. Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilendir.

39/71; Vesikallezine keferü ila cehenneme zumera, hatta iza cauha futihat ebvabuha ve kale lehum hazenetuha elem ye'tikum rusulun minkum yetlüne aleykum ayati rabbikum ve yunzirünekum likae yevmikum haza, kalü bela ve lakin hakkat kelimetul azabi alel kafirin.

Meali; İnkar edenler saf saf cehenneme sevkedilirler. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açılır ve bekçileri onlara, İçinizden size Rabbinizin ayetlerini okuyan, bu gününüzle karşılaşacağınaza dair sizi uyaran peygamber gelmedimi? Derler. Onlar da evet geldi, derler. Fakat kafirler üzerine azap hak oldu.

39/72; Kiledhulü ebvabe cehenneme halidine fiha, febise mesvel mutekebbirin.

Meali; Onlara, Orada ebedi olarak içinde kalmak üzere cehennemin kapılarından girin! Denir. Artık kibirlenenlerin kalacağı yer ne kötü.

39/73; Vesikallezinettekav rabbehum ilel cenneti zumera, hatta iza cauha ve futihat ebvabuha ve kale lehum hazenetuha selamun aleykum tıbtum fedhulüha halidin.

Meali; Rablerine karşı takva sahibi olanlar saf saf cennete sevk edilirler. Cennete geldikleri zaman cennetin kapıları açılır ve cennetin bekçileri, onlara; Selamünaleyküm, siz aklandınız ve öyleyse ebedi olarak girin cennete derler.

39/74; ve kalül hamdu lillahillezi sadakana va'dehu ve evresenel arda netebevveu minel cenneti haysu neşa, fe nime ecrul amilin.

Meali ve cennetlikler dediler ki, Hamd, sadece vaadine sadık olan Allah'a mahsustur ve bu yere bizi varis kıldı. Cennette dilediğimiz yerde kalabiliyoruz. Salih amel işleyenlerin ecri ne güzel.

39/75 ve terel melaikete haffine minhavlil arşı yusebbihüne bi hamdi rabbihim ve kudıye beynehum bil hakkı ve kıylel hamdulillahi rabbil alemin.

Meali ve görürsün ki, arşın etrafını çevreleyen melekler, Rablerini hamd ile tesbih ederler ve cennetliklerin aralarında hak ile hüküm verildi ve cennetlikler, Alemlerin Rabbine hamdolsun, dediler.

Not: Arap alfabesinde bulunan bazı harfler tük alfabesinde bulunmadığından bu yazılış yakın bir yazılıştır. Tam karşılığı asla yazılamaz

Zümer Suresi Oku Yorumları

İlk yorumu siz yapmak istermisiniz?

Yorum Yap

Çok Okunanlar

Haber Bülteni

Popüler İçerik

Zümer Suresi Tefsiri Okunuşu ve Anlamı

Zümer Suresi Tefsiri Okunuşu ve Anlamı

Zümer Suresi Oku Okunuşu ve Anlamı

Zümer Suresi Oku Okunuşu ve Anlamı

Zümer Suresi 3 Ayet Okunuşu ve Anlamı

Zümer Suresi 3 Ayet Okunuşu ve Anlamı

Zümer Suresi 53 Ayet

Zümer Suresi 53 Ayet